8 Kasım 2026
Son Dakika
Ahmet Yıldız
Ahmet Yıldız

Ne kadar çok Elif Şafak savunucusu var böyle

Mine G. Kırıkkanat’ın, Elif Şafak' mahkemeye veresi sonrası yaşanan gelişmeler Şafak'ın, Fetö toplumdan büyük oranda silinmesine karşın yine bir yüksek koruma kalkanı altında olduğunu gösteriyor. Kadın Türkiye'den çoktan istifa etti, uluslararası sistem pöstekisine kadar kullanıyor; bizdeki fanatik taraftarı şebekenin cesaretine hayran olmamak elde değil.

Ne kadar çok Elif Şafak savunucusu var böyle

Mine G. Kırıkkanat’ın Elif Şafak’ın Bit Palas romanını, kendisinin Sinek Sarayı romanından yarattığı savıyla açtığı ve ilk derece mahkemesinde kazandığı davayı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Elif Şafak lehine tuhaf bir gerekçeyle bozdu.   

Sosyal medyada, Elif Şafak takımı taraftarlarının “intihalin olmadığı”, Şafak’ın suçsuz olduğu şeklinde mesaj – açıklama çığırtkanlıklarına karşın yüksek yargı davayı çok daha şaşırtıcı bir nedenle bozmuştu.

Yargıtay, tam da Elif Şafak ve Doğan Kitap’a yakın şeyler söylemişti: Romanın yayımlanmasıyla davanın açılması arasında geçen 19 yıllık sürenin ‘sessiz kalma yoluyla hak kaybı’ bakımından değerlendirilmesi gerekmekteymiş. Bu yöndeki iddia ve savunmalar yeterince araştırılmadan karar verilmesi bozma nedeniymiş.

Vay canına!

Yüksek yargıçlarımıza göre Türkiye’de her yazar, o yıl yayınlanan 500-600 maşallah hepsi kallavi  romanı bir bakayım hele benim kitaptan yararlanmışlar mı, aşırmışlar mı diye ‘kara bir kötülük’le okuması gerekir.

Bilindiği gibi Elif Şafak, Mine G. Kırıkkanat’ın iddialarını intihal gerçeğinden değil (benzerlik çer çöp benzerliğiymiş!) kişisel nedenler olan “korkunç bir kıskançlıktan”, “kara bir kötülükten” olduğunu söylemişti.

Benim bildiğim böyle bir durumda kişinin “kötü niyetli” olması alelacele dava açmasıyla anlaşılabilir. Geç dava açmasını kötü niyet değil olsa olsa saflıktır. 

Ayrıca kişinin anca farkına varıp 19 yıl sonra dava açması gerçekleri değiştirir mi?

Hukuki kavramları ve ‘iyi niyet’le ilgili yasaları bilemem ancak düz mantıkla bile mahkemenin bir kişinin keyfine karışması pek hukuki bir yaklaşım değil gibime geliyor.

Bir yazar Elif Şafak’ın ya da başka yazarın romanını 19 yıl sonra okuyup durumun farkına varmış ve öyle dava açmış olamaz mı? Bunun neresi suç? Zaman aşımı mı var?

Zaman o kadar önemliyse 19 yıl geçince telif alınmıyor mu? Dava edilmiş intihalci yazar yazarlıktan istifa mı etmiş? Elif Şafak da 19 yıl önce yazdığı kitabın artık yeni baskılarını yapmasın, güzelim telifini almasın.

Yargıtay’ın kararının doğru olmadığı düşüncesindeyim. Olayın özü, intihal gerçeği değişmemiş maddi olarak orada durmaktadır.

Avukatlara göre de Kırıkkanat’ın ihlal iddiasından 2021’de haberdar olduğu yönündeki açıklaması bu kez araştırılacak.

Yargıtay kararına haksızlık etmemek gerek: % 5 intihal mi olur gerçekten; peynir mi tartıyorlar. Kitabın temeli intihal, ciğeri, dalağı intihal. Yani kurgusu, çatısı, temeli, kahramanları, mekanı intihal… Adı bile benziyor.

Karar veren yerel mahkeme bu kez “olayların özgün kuruluşu, karakterler arasındaki ilişkiler, sahnelerin düzeni ve anlatının ayırt edici bileşimi”ni de değerlendirecek ki hem Elif Şafak hem yayınevi bence erken sevinmesin.

*

Nihat Genç'in deyimiyle Elif Şafak bir Fetö geliniydi, yani bir kurguydu. İttirilerek kaktırılarak yazar yapılmıştı. Kadın öyle sahiplerine bağlıydı ki Karabağ savaşında bile Ermenilere üzüldüğünü bir videoyla açık etmişti.

Fetö'nün toplumdan büyük oranda silindiğine inanmamıza karşın yüksek koruma kalkanının sürdüğü görülüyor. Kadın Türkiye'den çoktan istifa etti, uluslararası sistem tarafından pöstekisine kadar kullanılıyor; bizdeki fanatik taraftarı şebekenin cesaretine hayran olmamak elde değil.

Ahmet Yıldız
Gercekedebiyat.com

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet Yıldız — Diğer Yazıları

Tümü →